-Ankara´nın ilçelerinin genel kalkınmışlık düzeyine baktığınızda Sincan´ı nasıl değerlendiriyorsunuz? Size göre Sincan halkı aldığı hizmetlerden memnun mu?
Sincan ilçemiz ne yazık ki yeterli hizmet alamadığı için mağdur bir kent konumunda bırakılmış. Ankara´nın Çayyolu, Çukurambar, Ümitköy gibi semtleri cazibe merkezi olarak her ilçeden insanlar mesafeye bakmaksızın ziyaret ediyor. Sincan´ın bu anlamda bir marka değer olması sağlanamamış. Ulaşım ciddi bir sorun. Parklarında güvenlik yok. Ankara Çayı´ndan bölgeye çok kötü koku yayılıyor, ıslah yerine üstünü kapatıp yol yapmak gibi düşünceler var sürekli olarak. Bir kent meydanı yok, yolları çökmüş, araçlar cadde kenarlarında park ediyor çünkü otoparklar yok. Özetle Sincanlı, Sincan´da mutsuz yaşıyor diyebiliriz.
-Sincan halkını mutlu edecek, ilçeyi refaha kavuşturacak projelerinizden bahseder misiniz?
Bizim başlıca hedefimiz Sincan´ı Ankara´nın parlayan yıldızı yapmak, tüm ilçelerden ziyarete gelinen bir cazibe merkezi ve marka değeri olan bir ilçe haline getirmek olacaktır. Bu nasıl olacaktır, insanların Sincan´a gelmesini gerektirecek değerler oluşturmamız gerekiyor. Mesela insanlar yemek yemek, kafelere gitmek, gezmek için popüler semtlere gidiyorlar, sorsanız Sincan´da böyle ismi Ankara´da ünlenmiş bir marka isim bulamazsınız. Bu anlamda en büyük projelerimizden biri Ankara Çayı´nı ıslah ve çevre düzenlemesi sonrası çay kenarına işletmeler inşa ederek marka firmaların işletmesine vermek… Eskişehir´in Porsuk Çayı var, Amasya´nın, Kastamonu´nun ırmağı gibi çevresini güzelleştirerek sık ziyaret edilen bir cazibe dinlenme alanı oluşturmuş olacağız. Çünkü üstünü kapatıp yol yapsanız, yol her zaman yapılır ama su her yerde bulunmayan bir imkândır ve su hayattır.
-Ankara Çayı´nı nasıl ıslah etmeyi düşünüyorsunuz?
Konuyla ilgili olarak İttifak Adayımız Mansur Yavaş Bey´le de görüştüm, zaten anketler kazanacağı yönünde sonuç veriyor. Çayın suyunun arıtılması için arıtma tesisi, kolektörler konulması hususunda gerekli görüşmeleri yaptım. Ankara Çayı´na Sincan ve Etimesgut´tan atık su katılmıyor, Solfasol-Hasköy tarafından katılıyor ve kötü bir koku yayıyor. Biz oraya yeni bir kanalizasyon hattı çekerek karışmasını önleyeceğiz. Artı; Çubuk-1 Barajı´nın içerisi temizlenecek ve su tutmasını sağlayıp Ankara´ya oradan su vereceğiz. Çubuk-2 Barajı var, bir de Kalecik´ten geçen suyun Çubuk Barajı´na aktarılmasını sağlayarak Ankara Çayı´nın debisini yükseltmiş ve suyu temizlemiş olacağız. Kızılırmak´tan gelen 3 sulama borusunun biriyle Balâ Ovası´nı, birisiyle de Mürted Ovası´nı sulayacağız. Mürted Ovası tarım sit alanı ilan edildi, yapılaşmaya izin yok. 3 ay sulama ile tarım yapılacak, 9 ay da bu su Ankara Çayı´na verilecek.
Islah tamamlanınca çevre düzenlemesi ve işletmeler için çay kenarında konsept mekânlar inşa edip işletmelere vereceğiz. Tüm Anadolu´ya özgün yöresel yiyecek-içecek kültürünün en iyi markalarını burada toplayacağız, Edirne´nin yaprak ciğercisi, Siirt´in büryan kebabı vb. gibi. Artık Yenimahalle´den, Keçiören´den insanlar “Biz Sincan´a gidiyoruz” diyecekler ve yavaş yavaş Sincan marka değer olacak. Buradaki işletmelerde, belediye olarak kurslarımızda yetiştirdiğimiz personelin istihdamını sağlamış olacağız.
-Bölgede çiftçilik ve hayvancılık yapan insanlar, ev hanımları, gençler ve yaşlılar seçilmeniz durumunda hangi kazanımları sağlayacak?
Bizim bir entegre tesis projemiz var. Köylerimizde halka ineğini, koyununu, yemini verip, ürettiği süt-yoğurt-peynir-tereyağını toplayıp belediye olarak Sincan halkına ucuz ama sağlıklı ürünler sağlamış olacağız. Besi yapılan hayvanların da kesimi için bir kombina ve soğuk hava depoları kurup, kasaplarımıza ve kurbanda halkımıza kullandıracağız. Yine bu tesislere eğitilmiş belediye personeli istihdamı sağlayacağız.
Sincan´da ve çevre ilçelerde yetişen tarım ürünlerini çiftçiden satın alıp Sincanlı halkımıza uygun fiyata sunarak, mutfaktaki yangını biz söndüreceğiz. Gerekirse tohumunu, fidesini gübresini, ilacını vereceğiz, çiftçiyle de satın alma sözleşmesi yapacağız. Yerli tohum kalmadı biliyorsunuz, hükümetin aldığı kararla cezası 6 yıl hapisten başlıyor. Bu nasıl “yerli ve milli olmaktır”. Ben kendim tarımcıyım ve bu konuda Türkiye´de örnek bir belediye olacağız. Aylık 1.000 TL´lik mutfak masrafının en az 400 TL´sini insanlar kazanmış olacaklar.
Ev hanımları ise evde üretiyor ama pazarlama ağları yok, biz Avrupa´da çok pahalı olan el örgüsü kazaklar gibi el işi ürünleri için aileleri kurstan geçirip, yurtdışına bu ürünleri gönderip hanımlarımıza iş sahası açmış olacağız.
Genç nüfus burada çok ama iş problemi var. Organize sanayimize kurslarımızda eleman yetiştirip istihdam sağlayacağız. Öğrenci yurdu, spor tesisleri ve yüzme havuzları kuracağız.
Yaşlı, kimsesiz, engelli vatandaşlarımızın temizliği ve bakımını sağlayacağız. Huzurevi ve misafirhaneler kuracağız. Gerekirse hastanelere ulaşım için servis sağlayacağız.
Ayrıca hemşeri derneklerinin hepsini aynı binada bölümler halinde toplayan, ortak salonları olan, festival, özel gün etkinliklerini yapabilecekleri, kaynaşacakları bir konsept yapı da büyük projelerimizden biridir.
-Sincanlı seçmene en önemli mesajınız ne olacak?
Sincan´ın 2019 bütçesi 310 milyon TL, bunun 210´u personel gideri. Kalan 100 milyon TL ile tüm bu işleri yapabilmek için Ankara Büyükşehir Belediyesi Adayımız Mansur Bey´in büyük desteği olacak. Kendisi Beypazarı Belediye Başkanı iken ben milletvekili idim ve Beypazarı´nda yapılan yatırımlara önemli katkılarda bulundum. Bu gönül birliğinin Allah nasip ederse 31 Martta seçimleri kazandığımız zaman büyük bir kuvvet doğuracağına inanıyorum. Cenab-ı Allah zafer vaat etmiyor, “Çalışın” diyor. Artık Sincanlı da buna hazır, garanti oy deposu olarak görülmekten ve hizmet alamamaktan mağdur olmuş durumdalar. Dünyanın pek çok beldesini gezerken kazandığı deneyimlerin uygulanabilirliğini kafasına objektif projelerle yazmış biri olarak, Allah´ın izniyle 31 Martta 20 senelik tozu Sincan´dan temizlemek için belediye başkanlığı yetkisini alacağıma inanıyorum.
Haber: Betül Sayın